05/12/2004 Sabah Gazetesi'ndeki röportajmızdan bir kesit
Reiki: Bir dokun bin enerji al
Dünyada iki milyon insan yaşam enerjisiyle hastalıklara çare bulma yöntemi olan Reiki ile ilgili. Gün geçtikçe çoğalan Türk Reikiciler yöntemi anlattı: Hocam enerji gönderip telefonu şarj etti. ABD'deki anneme telefonla enerji yollayıp ağrılarını dindirdim. Reiki sonrası hastalanmadım...
Modern çağın bize öğrettiği terimlerden biri de 'alternatif.' Müzik türlerinden tutun da ilişki biçimlerine kadar pek çok kavramın önüne 'alternatif' sıfatı ekleniyor. İşte bu sıfatı alan bir kavram da 'alternatif tıp.' Son yıllarda alternatif tıpa olan ilgi artıyor. Bu ilgi artışı beraberinde alternatif tıbbın bir parçası olarak kabul edilen Reiki'ye yönelimi getiriyor. Bugün yaklaşık 2 milyon kişi Reiki'ye yani 'her yerde var olduğuna inandığı ruhsal yaşam enerjisiyle her türlü hastalığa çare olduğuna' inanıyor. Kimi doktorlar bu öğretiyi tehlikeli bulurken kimileri de daha sağlıklı olmak için Reiki öğreniyor. Reiki'ciler, Japonya'ya bile enerji gönderebildiklerini ve kanseri dahi tedavi edebileceklerini iddia ediyor.
Milenyum çağında ortaya çıkan Reiki öğretisi, her yerde var olduğuna inanılan ruhsal yaşam enerjisiyle her türlü hastalığa çare olduğunu savunuyor. Reiki'ye başvuranların sayısı ise azımsanmayacak kadar çok. Genellikle internet aracılığıyla kendilerini duyuran 'Reiki'cilerin sayısının tüm dünya üzerinde 2 milyonu aştığı söyleniyor. Reiki'nin, artık 'demode' olan bioenerjiden farkı, kişinin kendisindeki enerjiyi değil evrenden aldığı enerjiyi dağıtttığına inanıyor olması. Reiki'nin başta soğukalgınlığı, uykusuzluk, yanık, yara ve ağrılar olmak üzere kanser, kalp hastalıkları, tansiyon, gibi ciddi hastalıkların tedavisinde bile etkili olduğu iddia ediliyor.ÇOCUKLAR BİLE GELİYORÇOK farklı gruplarda öğrencisi olduğunu söyleyen Özcan, "Kanada'da, Japonya'da yaşayıp da buradan Reiki gönderdiğimiz kişiler var. İlginin bu kadar artması içinde yaşadığımız çağla ilgili. Hayata karşı daha donanımlı hale gelmek isteyenler buraya geliyor. Genelde fiziksel, duygusal ve zihinsel problemleri olan kişilerden talep geliyor. Hatta 3-4 yaşındaki çocuklarını getirenler bile oluyor" diye konuşuyor. Reiki'nin Harvard ve Yale Üniversiteleri'nde ders olarak anlatılmaya başlandığını dile getiren Özcan, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Dünyada bir çok hastane Reiki'yi tıbbı tedaviyle bütünleyici kabul ediyor. Reiki, alternatif tıbın önemli bir kolu haline geldi."

'Amerika'daki anneme enerji gönderiyorum' 'ENDÜSTRİ Mühendisi Elif Nayman, 2 yıldan beri Reiki yapıyor. 26 yaşındaki Nayman, ellerinin vücudundaki sorunlu bölgelere artık kendiliğinden kaydığına inanıyor. Problemin olduğu yere gelince ellerinde karıncalanmalar hissettiğini söyleyen Nayman, "Karıncalanma geçene kadar ellerimi çekmiyorum. Annem Amerika'da yaşıyor ve bir yeri ağrıyıp sızladığında hemen telefonla arıyor. Ben de ona telefonla Reiki enerjisi gönderiyorum" diyor.
İŞYERİNE REVİR AÇTILAR
İşyerinde hastalananları elleriyle tedavi edebildiğini, bunun için kendisine bir revir odası bile açtığını ifade eden Nayman, "Bugüne kadar yüzde yüz sonuca ulaştım. Başı ağrıyan, midesi ağrıyan, beli kilitlenen geliyor. Bir iş arkadaşım yanıma iki büklüm geldi ve Reiki ile hemen normal haline dönüştürdüm. İnanmakta zorluk çektiler ama oldu işte" diye konuşuyor. 'REİKİ İLE İŞ BULDUM'
Muhasebecilik yapan 31 yaşındaki Fadime Nakip, 1.5 senedir Reiki ile uğraşıyor. Bu sayede hem uzun süredir çektiği kireçlenme ve boyun ağrılarından kurtulan Nakip, hem de altı aylık işsizlikten sonra yeni bir işe kavuştuğunu söylüyor. Nakip, "Her gün aksatmadan vücudumda enerji yoğunluğu olan 7 çakrama Reiki veriyorum. Hastalık nedir bilmiyorum artık. Ayrıca dileğime Reiki göndermeye başladığımda kısa sürede bir işim oldu" diyor.
'Hocam telefonu eliyle şarj etti' EMEKLİ, bankacı Ekrem İpek hayatının, tesadüf eseri tanıdığı Reiki'yle değiştiğini anlatıyor. Üç yıldan beri Reiki yapan Ekrem İpek, kendisini ikna eden olayı şu sözlerle aktarıyor: "Reiki hocam ve başka bir arkadaşı direksiyon çalıştırıyordum. Çalıştığımız mekan çok ıssız, zifiri karanlıktı. Bizden başka bir araç da yoktu. Öyle bir anda otomobilimiz bozuldu ki ne yapacağımızı şaşırdık. Hocamızın telefonunun şarjı bitmişti. Hocamız boş şarjı 15 dakikada Reiki ile doldurdu ve yardım istedi. O zaman yüzde yüz inandım Reiki'ye." Geçirdiği bel ameliyatından sonra iyileşemediğini belirten İpek, "Hocam acılarımı dindireceğini söylediğinde önce anlayamadım ne yapacağını. Ardından elleriyle belime birşeyler yaptı ve acımın hafiflediğini hissettim. Daha sonra bunu hep tekrarlattım ve şimdi turp gibiyim" diyor.
'Bu öğreti asla tıpla çelişmiyor'
HENÜZ 4 haftadan beri Reiki öğrencisi olan 37 yaşındaki pratisyen hekim Elif Sözer, evrendeki enerji akışının inkar edilemeyeceğini, tıpla çelişmeyen bu durumun bilim açısından yadsınacak bir tarafı olmadığını öne sürüyor. "İnsan vücudunda da fizyolojik olarak enerji devinimi vardır" diyen Sözer, "Reiki ile kendi vücudumdaki enerji akımını değiştirmeye ve düzenlemeye çalışıyorum. Stres bağışıklık sistemini bozuyor, bu da kansere kadar her türlü hastalığa yol açar. Reiki sayesinde insan kendini rahat ve stressiz hissediyor. Böylece olası hastalıkların önü alınmış oluyor" şeklinde konuşuyor.
İndigo
Dergisi ile röportaj
Berna
Özcan Demir İle
Reiki’ye
Kuantumsal Bir Bakış
“Reiki
, bazı doğu teknikleri ve kuantum zihin teknikleri ile
ilgileniyorum. Ancak bunu yaparken kendi dini ve kültürel
inançlarımı da korumayı ve ilgilendiğim konularla ilgili
araştırmalar yapmayı seviyorum”
Röportaj:
Burçin İvren
Reiki’nin
insanda ve evrende bütünsel olarak çalışma mekanizması nedir?
Reiki’nin
nasıl çalıştığı ile ilgili çeşitli görüşler vardır.
Bunlardan en bilinen iki tanesi şudur.
• Reiki
iyileştirmez, beden kendisini iyileştirir
• İnsan
beyni çeşitli frekanslarda dalgalar yaymaktadır.
Beta,
Alfa, Teta, Delta ve Gama.
BETA:
13 ve 30 Hz arasında değişen frekansı vardır. Beta, beynin
uyanıkken yayınladığı dalga boyudur. Aktif düşünme eyleminde,
konsantre olma durumunda, günlük problemleri çözebilmek için
düşünürken beynimiz beta ritminde dalga yayını yapar. Özellikle
stres durumunda çok görülen bir dalga boyudur.
ALFA:
7.5(8)-12 Hz arasında değişen frekansı vardır. Rahat ve sakin
olduğumuz anlarda beynimiz alfa ritminde dalgalar yayınlar. Bu
ritimde kişinin bilinci yerindedir ve farkındalığı yüksektir
ancak tamamen gevşemiş ve rahatlamış bir durumdadır. Alfa
ritminde kişi kolaylıkla sorunlarını çözebilir, sakinlik ve
huzur duygularını deneyimler. Alfa ritminde performansın
arttığını, stresin bittiğini ve kişinin işlerini tamamlamada
çok daha başarılı olduğunu biliyoruz.
|
“Alfa bandında bulunan
7.8 Hz frekansı Shumann Resonans Frekansı olarak da bilinir. Bu
frekans, dünyanın manyetik alanının, rezonans frekansıdır.”
|
Bu
frekans kişinin kendisini çok rahat hissetmesini ve bedendeki
iyileşme sürecini ortaya çıkartan, kişiyi canlandıran,
dinlendiren, iyileştiren frekans olarak da kabul edilir.
TETA:
Teta Dalgasının 4 ile 8 Hz arasında değişen frekansı vardır.
Teta; yaratıcılık, derin meditasyon, bilinç dışı durumlar ile
ilgilidir. Tam uykuya daldığımız anlarda beynimiz teta dalgası
yayını yapmaktadır. 0 - 4 Hz frekansları aralığında
değişmektedir.
Genellikle
uyku durumunda ve nadir olarak görülen çok derin meditasyon
halinde oluşan bir dalda boyudur. 0 hz ve üzeri frekans
aralığındaki dalgalardır. Yüksek düzeyde düşünme ve algılama
bu frekans ile ilgilidir.
İşte
ilk görüş, reikinin uygulandığı süre içinde kişinin beyin
dalgalarını uzun süre alfa durumunda tuttuğunu ve reikinin değil,
bu durumda kişinin kendi bedeninin kendisini iyileştirdiğini
söyler. Bu düşünce son derece mantıklı görünmektedir.
İkinci
görüş te yine bilimsel bir çalışmadan temelini almaktadır. İki
bilim adamı Gary Schwartz ve Melinda Connor bu konuda
ilginç bir araştırma yapmışlardır.
|
Bir süper iletken kuantum
müdahale cihazı ile (SQUID) bir grup reiki uygulayıcısı
üzerinde bir deney yapan bilim adamları, reiki
uygulayıcılarının, ellerinin yakınından değişik zamanlarda
ölçümler almışlardır. Reiki uygulayıcısı, reiki ile
çalışmaya başladığı anda, ellerinin yakınında, manyetik
alanda dev salınımlar olduğunu gördüler. Bu salınımlar
normal zamanda olmayan ya da reiki kullanmayan kişilerde
kesinlikle görülmeyen bir güçteydi. Ortaya çıkan
yönlendirilmiş enerji kendisini hem elektrostatik hem de
manyetik enerji olarak gösteriyordu. Bu durumda reikinin
kuantumsal bir temeli olduğunu ve yönlendirilmiş bir enerjinin
bir şekilde hasta kişinin bedeninin manyetik alanını
etkilediğini söylemek de mümkündür.
|
Eğer
manevi olarak bütünsel etkisini soruyorsanız, evrende artık her
şeyin bütün olduğunu ve atom altı dünyada dolanık olduğumuzu
biliyoruz. Bu durumda beni sizden ayıran tek şey sadece benim
zihnimdir. Bireysel bilinç ayırım koyar ama evrenin bütünlüğünde
hepimiz biriz ve tek bir bütünün parçalarıyız.
Reiki
aslında bu bütünlüğü anlamamıza ve bütünün içinde bireysel
bilincimizle günlük hayatımıza devam ederken, bütünle
bağlantımızı daha fazla hissetmemize yardım eden bir öğretidir
diyebilirim.
Reikinin çalışma
mekanizması bilimsel olarak kanıtlanmış bir bilgi midir?
Reiki
kanıtlanmış mıdır, sorusuna kesinlikle evet kanıtlanmıştır
diyemem. Reiki ile ilgili çalışmalara kuantumsal bir bakışla
bakmak gereklidir ve bazı bilim adamları bu konuda çalışmalar
yapmaktadır. Özellikle Batı’da reiki tamamlayıcı tıp olarak
görülmekte ve bu alanda birçok çalışma yapılmaktadır. Ancak
kişisel inancım şudur; dünyada milyonlarca insan reiki
kullanmaktadır, çünkü Reiki işe yaramaktadır. Bir gün reikinin
tam olarak nasıl çalıştığını bilim açıklayabilir ya da
açıklayamayabilir, bu çok önemli değil. Ama her durumda
insanları rahatlatan, stresi azaltan, bağışıklık sistemini
güçlendiren, yaşam kalitesini yükselten bir etkisi olduğu için
her zaman reiki kullanılacaktır diye düşünüyorum.
İslam
ve Reiki başlığı adı altında bir makaleniz var. Niçin böyle
bir bakış açısı sunmaya ihtiyaç duydunuz?
Kişisel
inançlarımdan dolayı böyle bir şeye ihtiyaç duydum diyebilirim.
Öncelikle reiki bir din ya da inanç sistemi değildir.
Reiki herkes tarafından kolaylıkla öğrenilip uygulanabilen bir
sistemdir, bir tekniktir.
Ancak
ben kişisel olarak tasavvufla ve İslam dininin özü
ile ilgilenen bir insanım ve Reiki ile çalışırken acaba İslam’da
bu konuda bir şeyler bulabilir miyim diye kendime sordum ve tamamen
kişisel ve amatörce olarak anlayabildiğim kadar, bulabildiğim,
ilgimi çeken ayetleri, sitemin okuyucuları ile paylaşmak istedim.
Reiki, bazı doğu teknikleri ya da kuantum zihin teknikleri ile
ilgileniyorum. Ancak bunu yaparken kendi dini ve kültürel
inançlarımı da korumaya ve ilgilendiğim konularla ilgili
araştırmalar yapmayı seviyorum. Yani Reiki ve İslam isimli yazım
bir anlamda çok kişisel bir ilgimi paylaşmak için hazırlanmıştır.
İnsan
zihninin Reiki’de bir rolü var mıdır? Ve ellerin evrensel
enerjiyi bedene aktarmadaki rolü nedir?
Reiki
sisteminde zihinsel bir odaklanma söz konusu değildir.
“Biz
Reiki'ye akıllı bir enerji deriz. Akıllı olması evrenin şuurunu
taşımasındadır. Bu akıl evrendeki her atomda bulunan bir
bilinçtir. Bu nedenle Reiki kullanırken işin içine zihinsel bir
konsantrasyonu eklemeyiz. Aksine kendimizi tamamen açar ve zihnimizi
rahat bırakırız ki, reiki aksın ve yapması gerekeni, evrenin
mükemmel şuuru içinde yapsın.
Ellere
gelince, tarihteki şifa verme öğretilerinin çoğunda ellerle şifa
verme ya da nefesle şifa verme gibi iki tane şifa verme şekli
karşımıza çıkıyor.
|
Ellerin en önemli etkisi,
ellerde iki tane önemli çakra yani enerji merkezi olması ve
Reiki inisiyasyonunda bu merkezlerin aktif hale getirilmesidir
|
Ayak
altlarındaki çakralar vardır ve teorik olarak bu çakralar aktif
hale getirilirse ayaklarla da şifa verilebilir ama bu pratik olarak
pek mümkün olmaz. Ellerle şifa vermek ise hem etkilidir hem de
kolaydır. Ayrıca reiki üstatlarının bize öğrettiği de
ellerimizi kullanmamızdır. Ancak nefesle şifa vermek,
zihinle şifa vermek, çakraları kullanarak şifa vermek gibi
yöntemlerde reiki dışında kullanılmaktadır.
Reiki
insanın kendisinin öğrenebileceği bir şey midir; ya da mutlaka
bir eğitmen ile bu enerji yolunun açılması mı gereklidir?
Reiki
öğrenmek için mutlaka bir Reiki masterın kişiyi inisiye etmesi
gereklidir. İnisiyasyon el vermek yani bir yeteneği bir masterdan
bir öğrenciye nakletmek demektir. Bu işlem için kişinin mutlaka
bir master tarafından inisiye edilmesi gereklidir. Bazen sistem ilk
kuran kişiyi kim inisiye etmiş sorularını duyuyorum. Ancak Usui
Sensei’nin hayatını, arınmasını, deneyimlerini düşündüğüm
zaman kişinin kendi kendisine şifa kanalını temizlemesi için
aynı yoldan geçip geçemeyeceğini sorgulamasını istiyorum.
Reiki ile
neler üzerine çalışılabilir? Olası tıbbi hastalıklara ek
tedavi sağlar mı?
Reiki
tamamlayıcı tıp olarak kabul edilir. Tıbbi tedaviyi asla
reddetmez, ancak tıbbi tedaviye destek olma işlevi vardır. Kişiyi
rahatlatmasını, stresini azaltmasını, kendisini daha olumlu
hissettirme özelliğinin olmasını göz önüne aldığımız zaman
Reiki her hastalıkta tamamlayıcı olarak kullanılabilir
diyebiliriz.
Reiki
enerjisini bedenine alan kişide ne gibi fizyolojik tepkiler
oluşabilir?
Kişi
ilk 24-48 saat kendisini daha kötü hissedebilir. Bu tamamen toksin
atma süreci ile ilgilidir. Bu sürece bir arınma da diyoruz. Kişi
bedenindeki toksinleri atarken daha fazla idrara çıkabilir, ishal
olabilir, kendisini halsiz hissedebilir. Bunu antibiyotik kullanmaya
başlayan kişilerin ilk 2-3 gün kendilerini daha kötü hissetmesi
gibi düşünebilirsiniz. Özelikle terleme, idrara çıkma isteği
çok görülebilir. Ayrıca reiki verilirken rahatlama ve gevşeme
nedeniyle kişide uyuma da çok görülen bir tepkidir.
Size
nasıl ulaşabilirler?
www.reikiturk.com
dan ulaşabilirler.
|